Blog Detay

Ana Sayfa / Blog yazıları

Neden Unutuyoruz


Belleğin Tanımı ve Türleri

Bellek (Hafıza): Geçmiş yaşantıların, kazanılan bilgi ve becerilerin saklanması ve gerektiğinde yeniden canlandırılması yetisidir. Beyinde bellek merkezi yoktur. Anıların saklanması ve hatırlanması bütünüyle beyin kabuğu (korteks) ile ilgilidir.

1. Duyusal Bellek:

Duyum belleği; göz, kulak gibi duyu organlarının yapısal özelliklerinden kaynaklanan çok kısa süreli bellektir. Işık ve ses gibi uyarıcıların geçici bir süre duyu organları tarafından saklanmasıdır.

Duyusal izler kullanılarak algılama gerçekleşir. Böylece örneğin ikonun (görsel duyusal izler) veya ekonun (işitsel duyusal izler) “ne” olduğu (nesne algısı) ve “nerede” olduğu algılanır.

Duyusal bellek algılamadaki işlemini uzun süreli bellekte daha önceden depolanmış bilgileri kullanarak gerçekleştirir.

Duyusal bellek duyu organlarının duyumsayabildiği tüm iç ve dış uyarıcılara ilişkin bilgiyi içerir. Kişi o anda kendini etkileyen uyarıcıların tümü hakkında bilgi sahibidir. Ancak bu bilgiler bilinç öncesindedir. Bu sayede bilgiler, sınırlı kapasiteye sahip olan farkındalık alanını meşgul etmez.

Bu algılardan bazıları edilgen dikkati tetikler ve bilgiler kısa süreli belleğe geçer.

Bazı bilgiler etkin dikkat yoluyla duyusal bellekten seçilir ve kısa süreli belleğe getirilir.

Bilinç öncesindeki bazı bilgiler kişinin bir nedenle (örneğin kendi adı olduğu için) dikkatini çekerse bunlar da kısa süreli belleğe girer.

Kişi bilinç öncesindeki izlerin farkında değildir. Ancak belli bir gayretle bunları bilinçli hale getirebilir. Bu bilince getirilme işlemine “Duyusal İzin Okunması” denir.

2. Kısa Süreli Bellek (KSB) ve Çalışma Belleği:

Elde edilen bilgileri geçici bir süre için saklayan ve bir bölümünün uzun süreli belleğe geçişlerini sağlayan bellektir.

Duyusal bellekte bulunan tüm bilgiler arasından dikkat edilenler kısa süreli belleğe geçer.

Kısa süreli bellek; dikkatin, dolayısıyla farkındalık ve bilincin olduğu yerdir. Dikkat, farkındalık, bilincinde olma gibi süreçlerin kapasiteleri çok sınırlıdır.

Kısa süreli bellek alanında (20-35 yaş) 7±2 birim bilgi tutulabilmektedir.

Dikkatin seçip getirdiği bilgiler dışındakiler ortadan kalkar, böylece de yeni bilgilere yer açılır.

Kısa süreli bellekte algılar, yani anlamlandırılmış bilgiler vardır. Kısa süreli bellekte tüm algılar yeniden şifrelenir. İnsanlar algıladıklarını öncelikle sözel olarak şifreler. Ancak manzara, fotoğraf gibi algılar görsel imge olarak, enstrümantal parça ise işitsel imge olarak şifrelenir. Buna analojik şifreleme-denir.

Kısa süreli bellekte bilgilerin kalma süresi 2 saniye ile 20 dakika arasındadır. Bilgiyi burada tutmanın yolu tekrarlayarak temrin yapmaktır. Bilgiler tekrarlandığı sürece kısa süreli bellekte kalır. Tekrar sonlandığında ise unutulur.

Kısa süreli belleği boşaltmak ve öğrenilenleri nispeten kalıcı bir şekilde depolamak için uzun süreli belleğe aktarılmalıdır.

Kısa süreli bellekte yeni bilgiler, daha önce öğrenilmiş olup uzun süreli bellekte depolanmış bilgilerle ilişkilendirilir. Böylece yeni bilgiler uzun süreli bellekteki bilgilere özümsenir. Buna özümseyici temrin denir.

Uzun süreli bellekteki bilgiler ne kadar fazla ise öğrenme ve bellemeye ilişkin ne kadar fazla kural ve strateji biliniyorsa özümseme işi de o kadar başarılı olur.

ÇALIŞMA BELLEĞİ

A. Baddeley kısa süreli belleği çalışma belleği modelinde açıklamıştır.

Kısa süreli bellek ve çalışma belleği bilginin geçici depolanması ile ilgilidir.

  • Aralarındaki fark kısa süreli belleğin pasif çalışma belleğinin aktif olmasıdır.Bir üst düzey işlemci olan merkezi yönetici ile bu sisteme bağlı iki sistemden oluşmaktadır. Bu iki alt sistem görsel mekansal yazboz tahtası ve sözel döngüdür.


Sözel döngü, sözel materyalin zihinde tekrarlanması için depolanıp işlendiği alandır.

Görsel mekânsal yazboz tahtası, görsel materyalin zihinde tekrarlanması için depolanıp işlendiği alandır.

Merkezi yönetici, bu iki sistemi kontrol eder. Örneğin telefon numarasını aklımızda tutmak için bilgileri söze) olarak tekrar ederiz. Burada sözel döngü devreye girer, insan yüzlerinde ise görsel kodlama yaparız.

Çalışma belleği, özel bir bellek türünü de vurgular. Bu bellekte bilgiler bir yandan depolanır, bir yandan da bilgiler üzerinde işlemleme yapılır. Örneğin simültane çeviri yapanlar bir yandan yabancı dilde söylenenleri depolar, diğer yandan da yabancı dildeki malzemeyi ana dile çevirirler.

3. Uzun Süreli Bellek (USB):

Kısa süreli bellekten gelen bilgiler, beyin hücreleri ağı içine girerek bir yer edindiklerinde beyne kaydedilmiş olur. Uzun süreli bellek, bazen birkaç dakikadan kısa, bazen de bir ömür boyu, uzun aralıklarla saklanmakta olan bilgileri içerir.

Uzun süreli belleğe bilgiler özümseyerek temrin yapıldığı için aktarılabilir.

Özümsenen bu bilgiler deneyimlerimizle ilişkilendirilmiş, anlamlandırılmış, zenginleştirilmiş, yeniden yapılandırılmış ve düzenlenmiştir. Bu özellikteki bilgiler “ikincil belleklerdir. Onlar orijinal hallerinden oldukça uzaklaşmış durumdadır. Uzun süreli bellek ikiye ayrılır:

I. Açık Bellek

Kişinin bilincinde olduğu ve başkalarına da bildirebildiği bilgileri içerir. “Bildirilen Bellek” de denir.

Açık bellek ikiye ayrılır:

a. Anlamsal Bellek: Bu bellekte anlamlar, kavramlar vardır. Dünya hakkındaki bilgileri, evren gerçeklerini içerir. Eğitim boyunca öğrendiklerimiz anlamsal bellektedir. Örneğin Cumhuriyet’in kuruluş tarihi, Peri Bacaları’nın hangi ilde olduğu gibi.

b. Anısal Bellek: Belirli yer ve zamandaki anılara ilişkin bellektir. Örneğin; geçen yaz tatilinde yaşadıklarımız gibi.

II. Örtük Bellek

Kişinin farkında olmadan öğrendiği bilgileri içerir.

Bu nedenle “Bildirilmeyen Bellek” de denir.

Kişinin öğrendiği, davranışlarından çıkarsanır.


Whatsapp Bilgi